18 Eylül 2018 16:58

Fatih Ucuz fatihucuz@gmail.com

Güneş erken battı

Duygusal bir çöküş olsada, sağlıklı ve analitik yorumlar yapmak lazım. Beşiktaş aldığı 5-0’lık sonuçla Şenol hoca’nın da dediği gibi maalesef tur şansını yitirdi ve güneş erken battı. Aslında Şenol hoca aralık ayının ilk haftası Bayern eşleşmesi belli olduktan sonra bu maçı kafasında oynamaya başlamıştı. Hatta kura akabinde kendi evinde karşılaştığı Osmanlıspor maçına genelde tercih etmediği gibi çift ön libero Medel-Atiba ikilisi ile başlamıştı. Beşiktaş’ın devre arası yapılan transferlerininde aklında hep bu eşleşme vardı. Gidenler içinde gelenler içinde hep Bayern maçları baz alınarak yorumlar yapıldı.

Maçın ilk 15 dakikasına kadarda zaten yapılan onca hazırlık belli oluyordu. Beşiktaş ne pozisyon olarak nede oyun olarak rakibinin gerisinde değildi. Ta ki Atiba’nın artık emeklilik zamanı geldi dedirtecek o hataya kadar. Kariyerinde daha önce hiç kırmızı kart görmemiş Vida, yine kendi kariyerine yakışmayacak hatayı yapınca Beşiktaş için umutlar erken söndü. Her nekadar futbol matematik değilsede futbolunda bir matematiği var ve dünya üzerinde hiçbir klüp Bayern karşısında 75dk 10 kişi ile direnemez. Üstelik Beşiktaş ilk yarı boyunca 10 kişi olmasına rağmen kesinlikle rakibine boyun eğmedi. Beşiktaş adına maçın en önemli kırılma anı ise James’in sakatlanmasıdır. James’in sakatlanması ile oyuna tesadüfen giren Robben Beşiktaş adına ciddi handikap oluşturdu. Robben hem Beşiktaş’ın sol kanadındaki zaafı ortaya çıkardı hemde maça sağ açıkta başlayan Müller 10 numara pozisyonuna geçip daha serbest oynamaya başladı. Bu şekilde poziyonlar ve goller buldu hatta.

Allah hiçbir teknik direktörü dün Şenol hocanın düştüğü paradoxa düşürmesin. Bir yandan daha az gol yemenin hesaplarını yapıp umutları ikinci maça taşımak, bir yandanda rakibi kalenizden uzaklaştıracak belkide bir gol bulabilmenizi sağlayacak hamleleri yapmak. Şenol hocanın yaptığı değişiklikler ikisinede yaramadı ve Beşiktaş umutlarını tüketti.Beşiktaş’ın canı sağolsun, biz yinede bize bu sezon yaşattıkları gurur için kendilerine müteşekkiriz. Lakin biz ülke futbolu olarak bu mağlubiyetleri sorgulamazsak her yıl böyle hüsranlar yaşamaya mahkum kalabiliriz. Dolayısıyla benim birkaç sorum olacak;

1.Şampiyonlar ligi tarihinin en yaşlı 6.kadrosu ile maça çıkmak bundan sonraki yıllar için bir planlama hatası olduğunu göstermezmi?

2. Defansın göbeğinde (Pepe-Vida), ortasahanın ortasında (Medel-Atiba) ve forvette (Wagner-Talisca) olmak üzere neredeyse tüm kritik bölgelerde birbiri ile daha önce yeteri kadar oynamamış oyuncuları tercih etmenin riski daha önceden hesaplanmışmıydı?

3.Caner,Adriano ve Q7 gibi orta kalitesi yüksek 3 tane oyuncu barındırıyorken ilk 11’de, hava toplarında yetersiz Wagner’i tercih etmek ciddi bir kurgu hatası değilmidir? (Dipnot: oyunun akışına göre Wagner oyundan çıkana kadar Beşiktaş’ın en iyisiydi)

4.Özellikle daha önceki şampiyonlar ligi deplasmanlarında iyi performansta göstermiş, oyunu iki yönlü oynayacak Tolgay bu maça neden hazırlanmadı?

Üzerine oturup düşünelim ve bundan sonraki yıllar için umudumuzu korumaya devam edelim..