15 Ekim 2018 21:52

Hakan Cerrahoğlu FutbolplusHC@gmail.com

Takım olma sadakati

Fenerbahçe'de, karabulutların dağılma süresi, sıkıntılı havaya rağmen Konya'daki maçın sonucuna endeksliydi. Olağan şüphelerden uzak var olma savaşı..

Var olmanın en önemli gerçeği emek ve disiplindi. Takım olma sadakatının öznesi ise; gençlik ve cesaretti.

Oyuna baktığımızda;

Savunmada Şener ve Martin Skirtel, kazanmak adına paylarına düşenin fazlasını yaptı. Mehmet Topal, kaybettiklerini kazanmak için düşünce gücünü ayaklarının önüne aldı.

Sorumluluk alan gizli özne Jailton'du. Fenerbahçe'de hazine sandığından çıkan isim, mücevher niteliğinde golünü atan Elif Elmas'tı. Yeniden başlangıca istinaden elmas vuruşla futbol kalitesini ispatladı. Benzia'nın sihirli dokunuşu, kaliteli ekstra pası gole giden işaret fişeği oldu. Sabır, tecrübe ve takım duruşu galibiyetin tanımıydı. Takımın en zayıf halkası,oyunda buharlaşan, pozisyonlarda eli ayağı titreyen İsmail Köybaşı'ydı.

Kazanmak adına oynanan arzulu futbol, uzakları görebilmek için ayağa kalkan duyguların yansımasıydı..



Kritik virajda;
Fenerbahçe'nin mağlup olması için, ellerini yağdanlıklarıyla ovuşturan bir takım medya yazarları, kendilerine kalp masajı yaptırmaları gerekir..!

Sonuç olarak;

Fenerbahçe, kendi kaderinin tek hakimiydi. Oynadığı futbol arka sokaklardan meydana yürüyen cesaretti.

Aşk hikayesinin yeniden doğma günleri yakındı.. alınan bu haklı galibiyet, taraftarlara unutulmuş güzellikleri hatırlattı.