13 Aralık 2018 15:57

Muhammed Işık muhammed.isik@internetspor.com

Takımlarda hakemde beraberliğe oynadı

Galatasaray puan farkı rehavetine kapıldı cesur oynayamadı, Fenerbahçe deplasmanda oynadığı için beraberlik iyidir dedi, hakemde bunlar zaten beraberliğe razılar aman başladığı gibi bitsin dedi.

Fenerbahçe ve Galatasaray bulduğu birkaç fırsatı da değerlendiremeyince maç başladığı gibi bitti. Cüneyt Çakır için idare etme konusunda en iyisi söylemleri gerçekten tam anlamı ile yerini buldu. Galatasaray’ın sahasında Fenerbahçe’nin faul gerekçesi ile golünü vermedi. Danayer’e kırmızı kart yerine sarı ile geçiştirdi. Serdar Aziz’in pozisyonunda kol vücuttan açıkta olmasına rağmen çarpma dedi. Neustadter’in koluna gelen kafa vuruşunda da Serdar Aziz’in pozisyonu ile eşitlemek için yine çarpma olarak geçiştirdi. Hasan Ali’nin pozisyonunda da konuya hakimim diye eğildi ve devam dedi. Aslında olup biten her şeyi başından beri gören ama dengeleri bozmama adına uğraşan hakem Belhanda’nın pozisyonunda penaltı veremeyeceği için doğru kararı vermek zorunda kaldı.

Genel anlamda baktığınız zaman Galatasaray ben bu maçı kazanayım diye istekli olmadı. Rakip eksik kaldığında Fenerbahçe ataklarında da zerre kadar iştah göremedim. Rakibimiz eksik, bu fırsatı değerlendirelim demek yerine bu maçı böyle bitirelim psikolojisine girdiler. Jannsen’in kaçırdığı pozisyon bir golcüye yakışır cinsten değildi bunu da belirtmeden geçemeyeceğim.

Ne şiş yandı ne kebap!

Her iki takımda maça başlamadan önceki puan farkını korudular.

Hakem iki tarafı da idare etti.

Yan hakem Tarık Ongun’un yabancı madde isabet etmesi ile bir müddet duran karşılaşmada bakalım Galatasaray tribünleri ne ceza alacak? Konyaspor taraftarına verilen 5 maçlık ceza sadece Anadolu takımı olduğu için mi verildi bunu da öğrenmiş olacağız. Sahaya her noktadan atılan su şişeleri ve hakeme atılan yabancı maddelerin cezasını merakla bekliyorum.

Benim bu anlamda kişisel kanaatimi yukarıdaki olayla bağdaştırmadan söylemek istiyorum. Çünkü derbide olan olaylarda blok kapatma verilirken Anadolu takımlarına saha kapatma cezası vermekten çekinmeyen bir sistem var. Aslında bu olaylara sebebiyet veren şahısların tespit edilerek müsabakalara girişten men edilmesi ve hapis cezası alması gerekmektedir. Bu şekilde kimse cesaret edemeyecektir. Toplu olarak verilen cezalarda insanlar kalabalık psikolojisi ile bu olaylara karışmaya devam ederler. Passolig çıkarken bunun için çıkmadı mı? Kişiler ceza alacak ama tribünler almayacak denilmedi mi? Hani nerede kişiye ceza? Olan yine tribünde adam gibi maç izleyen insanlara oluyor. Ben şahsen Samsun’da oynanan Süper Kupa finaline gidememiş ama 5 maç ile cezalandırılan birisi olarak bu sistemi asla tasvip etmiyor ve kınıyorum.

Son olarak Galatasaray tribünlerinde yapılan koreografiye anlam veremedim. Özellikle hain terör örgütü elebaşının hafta içerisinde vermiş olduğu AYAĞA KALK açıklamasından sonra pek masum görünmedi. Galatasaray yerde mi? Neden ayağa kalksın? Zaten ligin açık ara lideri durumundayken bu yapılan koreografinin arka planı irdelenmelidir. Bu konu tesadüfse aydınlatılsın. Arkasında karanlık güçler varsa ortaya çıkarılsın.